La Satisfaction des Parents / Anne-Baba Rızası

0
68

Chers musulmans !

Dans le verset que j’ai lu au début de ma khoutba, notre Seigneur le Tout-Puissant déclare : « Ton Seigneur t’ordonne de n’adorer que Lui, de traiter avec bonté ton père et ta mère. Et si l’un d’eux ou tous les deux atteignent, auprès de toi, un âge avancé, ne leur dis pas : « Fi ! » Ne leur manque pas de respect, mais adresse-leur des paroles affectueuses ! »[1]

Notre Prophète a énoncé les actes les plus vertueux, et a cité en premier lieu la prière effectuée à temps puis la bonté envers les parents ; il a indiqué que la rébellion envers ces derniers représente l’un des plus grands péchés.[2] Il a aussi condamné par l’expression « malheur à eux » l’état dans lequel se trouvent ceux qui n’ont pas pu gagner le paradis en négligeant leur devoir envers leurs parents âgés.[3]

Honorables musulmans !

N’oublions pas que nous avons des devoirs envers nos parents, comme demander pardon à Allah pour eux, accomplir leur testament et leurs promesses, rendre visite à leurs proches et inviter leurs amis ; tout comme nous l’avons fait lorsqu’ils étaient en vie, nous devons continuer leurs habitudes après leur mort.[4]

Je voudrais terminer ma khoutba par un hadith que j’ai lu au début : « Les parents représentent l’une des portes principales du Paradis. À toi de choisir si tu veux perdre cette porte, ou bien la préserver. »[5]

[1] Al-Isra, 17/23.

[2] Bukhari, Adab, 1-3.

[3] Muslim, Birr, 10.

[4] Abu Daoud, Adab, 129.

[5][5] Tirmidhi, Birr, 3.

PREPAREE PAR LA COMMISSION DE KHOUTBA DE FRANCE DITIB


 

Muhterem Müslümanlar!

Sevgili Peygamberimiz, Medine’ye hicret etmişlerdi. O günlerde yeni Müslüman olmuş bir genç Allah Resûlü (s.a.s.)’i görmek için ardında gözyaşı döken anne-babasını bırakarak Yemen’den Medine’ye gelmişti. Peygamber Efendimizin karşısına çıktı ve “Anne babamı ardımdan ağlar halde bırakıp sana geldim yâ Resûlallah!” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber bütün Müslümanların ibret alması gereken şu cevabı verdi: “Onların yanına geri dön ve ikisini nasıl
ağlattıysan aynı şekilde güldür.”1

Aziz Müminler!
Hutbemin başında okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anne-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. Merhamet göstererek tevazu kanadını indir ve de ki: ‘Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl koruyup büyüttülerse, sen de öylece onlara merhamet göster.”2

Hz. Peygamber, en faziletli amelleri sıralarken vaktinde kılınan namazdan sonra anne
babaya iyiliği, büyük günahların en büyüğü arasında anne babaya isyan ve eziyet etmeyi de saymış,3 ihtiyarlıklarında anne babasına karşı vazifelerini yapmayarak cenneti kazanamayanların düştüğü durumu “yazıklar olsun” ifadesi ile kınamıştır.4

Muhterem Müslümanlar!
Anne babamız hayatta iken olduğu gibi onlar öldükten sonra da, Allah’tan af dilemek,
vasiyetlerini ve sözlerini yerine getirmek, yakınlarını ziyaret etmek ve dostlarına ikramda bulunmak gibi onlara karşı görevlerimiz olduğunu unutmayalım.5

Hutbemi başta metnini okuduğum hadis-i şerîf ile bitirmek istiyorum. “Anne baba, kişinin cennete girmesine vesile olacak ana kapılardan birisidir. Bu kapıdan girme fırsatını kaybetmek ya da değerlendirmek artık sana kalmıştır”.6

1 Ebû Dâvûd, Cihâd, 31.

2 İsra 17, 23.

3 Buhari, Edep 1-3.

4 Müslim, Birr 10.

5 Ebu Davut, Edep 129.

6 Tirmizi, Birr, 3.

Hazırlayan : Fransa DİTİB Hutbe Komisyonu