Les jeunes vertueux / Faziletli gençler – Khoutba

0
28

LES JEUNES VERTUEUX

Chers musulmans !

Dans le verset que j’ai lu, Allah le Tout-Puissant déclare : « Lorsque ces jeunes gens se réfugièrent dans la caverne, ils dirent : “Ô notre Seigneur ! Donne-nous de Ta part une miséricorde ! Et assure-nous la droiture dans tout ce qui nous concerne” ».[1]

Ce verset parle d’une poignée de jeunes qui sont connus sous le nom d’Ashab al-Kahf, qui croient en Allah et n’hésitent pas à dire la vérité.

Chers croyants !

La jeunesse, c’est la période où les rêves, l’enthousiasme, la curiosité et la recherche sont au niveau le plus intense. C’est la période la plus productive et la plus précieuse de notre vie. C’est l’âge de travailler pour le bonheur de ce monde et de l’au-delà, et répandre la bonté en travaillant sans relâche.

Pour cette raison, le Messager d’Allah (sws) a déclaré que le jeune qui trouve la joie et la paix dans la servitude envers son Seigneur est un jeune exemplaire. Il a donné la bonne nouvelle que le jeune qui garde sa chasteté et dont le cœur est lié aux mosquées sera ombragé à l’ombre du Trône d’Allah le Jour du Jugement.[2]

Chers croyants !

En tant que croyants, nous adhérons au fait que nous serons interrogés sur où et comment nous avons passé notre jeunesse.[3] Nous vivons avec cette conscience sur cette terre à laquelle nous ne sommes venus qu’une seule fois.

Alors venez ! Vivons notre jeunesse, qui est la garantie de notre avenir et de notre plus grand héritage spirituel, avec la moralité de notre Prophète et des ses Compagnons. Que notre âme rejoigne Allah le Tout-Puissant avec un cœur sain et de bonnes actions.

[1] Al-Kahf, 18/10.

[2] Bukhari, Adhan, 36.

[3] Tirmidhi, Sifat al-qiyama, 1

 


 

FAZİLETLİ GENÇLER

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayette Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, ‘Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluşu ve doğruya ulaşmayı kolaylaştır’ demişlerdi.”[i]

Bu ayet Ashab-ı Kehf adıyla anılan ve Allah’a iman edip hakkı söylemekten çekinmeyen bir avuç gençten bahseder. Tıpkı genç yaşında tevhidi kuşanan, güzel örnekliği ve ibretli sözleriyle halkını uyaran Hz. İbrahim gibi.[ii] Kardeşleri tarafından kuyuya atılması ve ağır imtihanlara tabi tutulmasına rağmen Rabbine itaatten vazgeçmeyen, “Ben Allah’a sığınırım”[iii] diyerek nefsiyle mücadele eden iffet abidesi Hz. Yusuf gibi. Tıpkı annesi tarafından mabede adanan, hakaret ve iftiralara rağmen imanı ve sadakatiyle tarihe geçen Hz. Meryem gibi.[iv]

Kıymetli Müminler!

Gençlik; hayallerin, heyecanın, merak ve arayışın en yoğun olduğu dönemdir. Ömrün en verimli ve değerli çağıdır. Dünya ve ahiret mutluluğunu kazanmanın, yorulmaksızın çalışarak iyiliği çoğaltmanın vaktidir.

Bu sebeple Allah Resûlü (s.a.s), neşeyi ve huzuru Rabbine kullukta bulan gencin ideal bir genç olduğunu bildirmiş, iffetini koruyan ve gönlü mescitlere bağlı olan gencin ise mahşer günü Allah’ın arşının gölgesinde gölgeleneceğini müjdelemiştir.[v]

Aziz Müminler!

Bizler, gençliğimizi nerede ve nasıl harcadığımızdan sorguya çekileceğimize inanır[vi]  ve sadece bir kez geldiğimiz dünya hayatını bu şuurla yaşarız.

O halde, geliniz! Geleceğimizin teminatı ve en büyük manevi mirasımız olan gençliğimizi, peygamberimizin ve sahabe-i kirâm’ın ahlakıyla yaşayalım. Cenab-ı Hakk’ın huzuruna kalb-i selim ve ameli salihle varalım.

[i]  Kehf, 18/10.

[ii] En’âm, 6/74.

[iii] Yûsuf, 12/23.

[iv] Meryem, 19/16-28.

[v] Buhâri, Ezân, 36.

[vi] Tirmizî, Sıfâtü’l-kıyâme, 1