Ömrü Ramazan Kılabilmek / Transformer toute une vie en mois de Ramadan

0
117

 

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

اِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فٖي غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَۚ

قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ

الكَيِّسُ من دَانَ نفسه، وعمل لِمَا بعد الموت…

ÖMRÜ RAMAZAN KILABİLMEK

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Allah dünyada insanlara sayılamayacak kadar çok nimet vermiştir. Vermiş olduğu bu nimetlerin karşılığında ise kendisine şükredilmesini, ayrıca emir ve yasaklarına riayet edilmesini istemiştir.

Okumuş olduğum âyet-i kerîmede yüce Rabbimiz “İnsanların hesaba çekilecekleri gün iyice yaklaştı; hâlbuki onlar gaflet içinde haktan yüz çevirmektedirler.”[1] buyurarak bu nimetlerden hesaba çekileceğimiz günün yaklaştığını haber vererek bizleri uyarmaktadır.

Okuduğum hadis-i şerifte ise, Hz. Peygamber (s.a.s.) şu hatırlatmada bulunmaktadır: “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır…”[2]

Aziz Müminler!

Ömür sermayemizden bir Ramazan ayının daha eksildiği şu günlerde, sahuruyla iftarıyla, mukabelesiyle, teravihiyle, orucuyla sohbetiyle, zekât-sadaka ve fitreleriyle dolu dolu bir manevi iklimin son demlerine gelmiş bulunuyoruz. Bir yandan on bir ayın sultanını uğurlamanın üzüntüsünü hissediyor, diğer yandan bayrama yaklaşmanın heyecanını yaşıyoruz. Maneviyatımızın en üst noktalara çıktığı bu iklimden ayrılıyor olmak, doğal olarak “bu ayı ne kadar değerlendirebildik” sorusunu da beraberinde getirmektedir.

Değerli Kardeşlerim!          

Gerçek şu ki insan, maddi gıdaya olduğu kadar manevi gıdaya da muhtaçtır. Bu ay içerisinde, yapmaya çalıştığımız her bir ibadet, bu gıdayı temin etme hususunda fevkalade kıymetli birer vesiledir. Hiç şüphesiz, bu manevi kazanımlara her zaman ihtiyaç duymaktayız. Dolayısıyla sadece Ramazan ayında, kandil gecelerinde, Kadir gecesinde değil, bir ömür boyu iman ve ibadetten ayrılmamak insanın maddî ve manevi boyutunu diri tutmanın formülüdür.

 

Aziz Müminler!

Bugünlerde veda edeceğimiz rahmet ayı Ramazan, bizlere öğrettiği bütün güzelliklere her daim sahip çıkmamızı istemektedir. Öyleyse geliniz! Yüce Rabbimizin, “Ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.”[3] emri gereğince son nefesimize kadar görev ve sorumluluklarımızı yerine getirelim. Hz. Peygamber (s.a.s)’in “Allah’ın en sevdiği amel, az da olsa devamlı olandır.”[4] sözü gereği Allah’ın rızasını kazanmak için her zaman gayret edelim. Rabbimize, kendimize ve birbirimize karşı samimiyeti asla elden bırakmayalım. Ramazan ayının kazandırdığı güzellikleri yıl boyunca yaşayalım ve yaşatalım. Oruçlarımızı açarken yaşadığımız sevinci Rabbimize kavuştuğumuz an da yaşayabilmek için, bütün ömrümüzü Ramazan kılma gayretinde olalım.

[1] Enbiyâ 21/1.

[2] et-Tirmizî, Kıyamet, 25; İbn Mâce, Zühd, 31.

[3] Hicr, 15/99.

[4] Müslim, Müsâfirîn, 30.


 

TRANSFORMER TOUTE NOTRE VIE

EN MOIS DE RAMADAN

 

Chers musulmans !

Allah le Tout-Puissant nous a accordé d’innombrables bienfaits en ce bas-monde. En contrepartie, Il nous demande simplement d’être reconnaissant envers Lui et de suivre Ses commandements.

Dans le verset que je viens de lire, Allah (jj) nous avertit que « Pour les Hommes, s’approche le règlement de compte alors que, dans l’insouciance, ils s’en détournent. »[1] Et dans le hadith que je viens de lire, notre Prophète (s.a.s) dit : « L’intelligent est celui qui se rend des comptes à lui-même et réalise des œuvres pour l’au-delà… »[2]

Chers croyants !

En ces jours où notre mois de Ramadan se termine, nous entamons les derniers jours d’une atmosphère spirituelle bénie par les repas de sahur et d’iftar, les muqâbalas, les prières de tarawih, le jeûne, la zakât et la zakat al-fitr. D’une part nous sommes tristes de dire au revoir au plus précieux des mois, mais d’une autre part nous sommes heureux d’accueillir la fête du Ramadan. Par ailleurs, l’achèvement de cette atmosphère, où notre spiritualité a atteint son apogée, nous incite naturellement à se demander : « Avons-nous pu mettre à notre profit le mois de Ramadan ?»

Chers frères et sœurs !

Il est vrai que l’homme a besoin de se nourrir autant physiquement que spirituellement. Chaque adoration que nous accomplissons durant ce mois-ci est un moyen exceptionnellement précieux pour nourrir notre spiritualité. La bonne formule pour garder l’équilibre entre notre dimension matérielle et spirituelle ne se limite pas seulement à l’accomplissement des adorations durant le mois de Ramadan, les nuits bénis ou la Nuit du destin. Mais elle consiste à dédier une vie entière à la foi et à la réalisation d’actes d’adoration.

Chers fidèles !

Le Ramadan nous demande de garder et de protéger toutes ses bontés et ses beautés durant toute l’année. Cette demande exige de prendre nos responsabilités et de remplir nos devoirs jusqu’au dernier souffle conformément au verset : « …Adore ton Seigneur jusqu’à ce que te vienne la certitude (à savoir la mort). »[3]

Ainsi, efforçons-nous toujours de gagner l’agrément et la satisfaction d’Allah par nos actes et rappelons-nous cette parole du Prophète (s.a.s) : « l’acte le plus aimé d’Allah est celui qui est constant, même s’il est peu. »[4] Ne perdons jamais la sincérité envers notre Seigneur, nous-mêmes et nos semblables. Vivons et faisons vivre les bontés et les beautés du mois de Ramadan tout au long de l’année.

Pour finir, si nous voulons être submergés de bonheur à la rencontre de notre Créateur tout comme nous l’étions à la rupture du jeûne, efforçons-nous de transformer notre vie entière en un mois de Ramadan.

[1] Al-Anbiyâ (Les prophètes), 21/1.

[2] At-Tirmithî, Abwab Sıfatu al-Qiyâmah, 25 ; Ibn Mâja, Abwab az-Zuhd, 31.

[3]Al-Hijr (La vallée des pierres), 15/99.

[4]Muslim, K. Salât al-Musâfirîn, 30.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here